KARİYE MÜZESİ

PAREKKLESİON BATI MEKÂNI KUBBE VE PANDANTİFLERİ

Meryem,
Parekklasionun batı bölümünü örten 4.70 cm. Çapındaki kubbenin  ortasındaki  gökkuşağı bordürlü madalyonda  yer alam Meryem portresi, bütün mekana  egemen biçimdedir.

Meryem Bizanslılar tarafından  hem insan ile tanrı arasındaki en önemli aracı  hem de sevecen bir ana olarak  düşünülür. Batı birimini bütünüyle örten ve gökyüzünü temsil eden büyük kubbenin ortasında  yer alan gökkuşağı bordürlü madalyonun içinde Meryem ve  kucağında çocuk İsa betimlenmiştir. Gökkuşağı bordür ile  belirlenen kubbe, Meryem figürüne  ışık sağlayan 12 pencere ile 12 dilime ayrılmıştır. Bu dilimlerde, tam boydan  12 meleğin freskosu yer alır. Ayakta ve birbirine benzer tasvir edilmiş olan melekler  sağ ellerinde uzun asa tutmaktadır. Dört melek , (Cebrail, Mikhael, Uriel , Rafael) üzerinde haç ve X işareti bulunan dünyayı temsil eden kristal küre tutarken, diğer melekler sol elleriyle  giysilerini tutmaktadırlar. Melekler üzerlerine imparatorluk şalı almışlardır. Her melek figürünün üzerinde “Tanrının meleği” yazılıdır.
Bir meleğin elinde tuttuğu asanın ucunda ise “Hagios” (aziz) kelimesi üç kez yazılmıştır.  Kubbeyi dilimlere ayıran ve melek figürleri arasında yer alan kalın şeritler, çok zengin  bitkisel motiflerle  bezenmiştir.

Dört ilahi  yazarı (hymnographer)  
Batı mekanını örten kubbenin dört pandantifinde dört ilahi  yazarı (hymnographer)   resmedilmiştir. Bu şairlerin ilahileri, özellikle ölüm ile ilgili ritüelde okunan ilahilerdir.

Kuzeydoğu pandantifinde, cenaze törenleri için ilahiler yazan Şam’lı aziz Ioannes Damaskenos resmedilmiştir.  676-749 yılları arasında yaşamış olan , Arap hristiyan keşiş – rahip,  Kudüs’te kendi kurduğu manastırda ölmüştür. Burada, masanın başında koltuğuna oturmuş olarak betimlenmiş ilahi yazarı aziz, masa üzerinde yükseltilmiş yazı sehpasındaki kağıt tomarlarına yazmaktadır. Kağıt üzerindeki yazılar tam okunamamakla birlikte, burada  kendi yazmış olduğu ilahinin “yaşamın hangi tadı kaldı ki, acıdan pay almamış olsun” mısrasının yazılı olduğu anlaşılmaktadır.  Aziz çıplak ayaklı, üzerinde tunik ve palto, başında türban ile tasvir edilmiştir. Arka planda mimari birimler  görülmektedir. Başının üzerinde “ Hagios Ioannes Damaskenos “ yazılıdır.

Güneydoğu pandantifinde, İlahi yazarı şair rahip, Aziz Kosmas görülmektedir. Kosmas önünde masası alçak bir bankta oturmakta ve  ayakları altında alçak bir tabure görülür. Masanın üzerinde kalemlik, mürekkep kabı ve açma bıçağı yer almaktadır. Azizin portresi iyi korunmuştur. Kucağında açık tuttuğu bir kitap diğer elinde kalem vardır. Arka planda mimari birimler görülmekte, başının üzerinde “ Hagios Kosmas, şair” yazılıdır.

Güneybatı pandantifinde, 9. yüzyıl ilahi yazarı olan Ioseph,  Meryeme ithaf edilmiş en önemli Bizans ilahilerinden olan, Akathistos ilahisini içeren ruloyu tutarken tasvir  edilmiştir. Masasının üzerinde kalem, kalem kutusu ve mürekkep kabı bulunmaktadır. Yine masa üzerinde yükseltilmiş yazı  sehpasında bir kitap, arka planda ise mimari yapılar görülür. Başının üzerinde “Hagios  Ioseph, şair”, elinde tuttuğu  kağıt rulosunun  üzerinde ise “Dünyanın bağışlayıcısı, ey lekesiz Bakire” yazılıdır.

Kuzeybatı pandantifte, 9. yüzyılda yaşayan şair, ilahi yazarı Aziz Theophanes  Kariye’de  keşişlik yapmış ve  öldüğünde buraya gömülmüştür. 9. yüzyıl ikonaklazma döneminde alnına bir dövme yaptırmış ve bu nedenle kayıtlı insan anlamına gelen Theophanes Graptos adını almıştır.

Burada Aziz , masa başında, derin arkalığı olan bir sandalyeye oturmuş, ayakları platfrom üzerindedir. Masasının üzerinde yazı takımları  durmaktadır, Aziz kucağında ki kitaba yazı yazarken tasvir edilmiştir. Başının üzerinde “ Hagios Theophanes” , önünde açık duran kitapta “ biz Tanrı’nın kutsal emirlerini çiğnedikten sonra, tekrar toprağa döndük”. yazılıdır. Bu yazı Theophanes ‘in cenaze  törenleri sırasında  okunan ilahisinden alınmıştır. Bu sahnelerde görülen mobilyalar 14.yy. orta çağ karakteristik özelliklerini yansıtmaktadır.

Parekklasionda kubbenin altında ve korniş seviyesinin üzerinde kalan  duvarlardaki freskolarda eski ahit öyküleri yer almaktadır.

Yakub’un merdiveni ve melekle güreşmesi
Batı mekanı, kuzey duvarı tymphanonun sol tarafında  Yakub’un merdiveni ve melekle güreşmesi sahnesi yer alır. Burada Yakub’un Haran’a giderken  yolda başının altına bir taş koyarak  uykuya dalması ve rüyasında  gökyüzünden yere bir merdiven uzandığını,  bu merdivenden aşağıya inen ve  yukarı çıkan melekleri görmesi öyküsü anlatılmaktadır. Sahnenin sol alt köşesinde , Yakub’un başının üzerinde “Ve Yakub yerdeki taşlardan birini aldı ve onu başının altına koydu, ve uykuya daldı” yazılıdır sağ tarafta  merdiven ve güreş sahnesinin arasında, “ ve o yerde rüya gördü..”, yukarıda sağ tarafta,” ve yeryüzünde duran bir merdiven gördü, ucu göklere ulaşan, ve tanrının melekleri  o merdivenden inmekte ve  çıkmaktaydılar. Ve Tanrı onun üzerinde durmaktaydı” yazılıdır. Sağ üst köşede, Meryem, kucağında Çocuk İsa ile yer almaktadır. Merdivenin altında  Yakub bir melek ile güreş yaparken tasvir edilmiştir. Onun tanrının meleğiyle güreş tutması  Haran’dan  dönüşünde  gerçekleşen bir olaydır. Yakub’un rüyasında gördüğü merdiven ile,Yakubun melekle güreş tutmasının birbirinden  ayrı  iki olay olmasına rağmen  Bizans resminde  hep bir arada betimlenmiştir.

Musa ve yanan çalı,
Batı  mekanı kuzey duvarı  sağ tarafta Musa ve yanan çalı sahnesi bulunmaktadır. Tanrının bir çalının içinden  Musa ile konuşmasının ve bu sırada çalının alev alev yanmasını, ama yok olmamasını anlatmaktadır. Sol tarafta sakallı yaşlı bir adam (Musa) ayakta  durmakta, karşısında bir çalı alevler içinde yanmaktadır. Çalının içindeki bir madalyonun içinde Meryem ve çocuk İsa’nın portreleri bulunmaktadır. Çalının üst tarafında  bir melek çalının içinden uzanarak Musa’ya seslenmektedir. Arka kısımda tepelerle Sina dağı  tasvir edilmiştir. Alt tarafta  Musa, yere oturarak  ayaklarındaki sandaletleri çıkarmaktadır.
Sol üst köşede “ Ve şimdi Musa Tanrı’nın dağına, Herob’a geldi, ve Tanrı’nın meleği ona, bir çalının ortasında bir alev içinde göründü” sol alt köşede “..ayakkabılarını ayaklarından çıkart, çünkü durduğun yer kutsal topraktır” ve “ Musa Peygamber” yazılıdır.

Musa’nın yüzünü gizlemesi,
Doğu ve batı mekanı arasındaki kemerin kuzey tarafında Musa’nın yüzünü gizlemesi sahnesi yer alır.  Sol tarafta, elinde asa tutan  sakallı bir ihtiyar  (Musa) ayakta durmuş, karşısında yanan çalının ışığından  korunmak için yüzünü yan tarafa doğru çevirmiştir. Çalının ortasında  madalyon içinde Meryem ve çocuk İsa’nın  portreleri bulunmaktadır. Madalyonun hemen önünde  bir melek figürü uzanmış Musa ile konuşmaktadır. Sahnenin üst tarafında “ve Musa yüzünü gizledi, çükü Tanrı’ya  doğrudan bakmaya  korkuyordu” yazılıdır.

Kutsal eşyaların taşınması,
Doğu ve batı mekânı arasındaki kemerin güney tarafında, Kutsal eşyaların taşınması sahnesi yer alır. Yahudilerin kutsal toplanma çadırından(tabernacle) alınan kutsal kupa (stamnos) ve yedi kollu şamdanın (menorah)  Süleymanın tapınağına taşınmasını anlatmaktadır. Yedi kollu şamdanı iki eli ile yüksekte tutarak taşıyan ve amphoraya benzeyen  bir kabı omuzlarında taşıyan  iki rahip tasvir edilmiştir. Kabın içerisinde bir kağıt tomarı görülmektedir. Şamdanın  “ışığı taşıyor olması”, Meryem’in öncülü, kutsal kupanın da içinde bulunan kutsal “manna”ise İsa’nın  öncülü  olarak düşünülmektedir. Manna ,Yahudilerin çölde sürgün hayatı yaşadıkları dönemde Tanrı tarafından gökten yağdırdığı  besindir.

Süleyman ve İsrail cemaatinin toplanması,
Batı mekanı , güney duvarı sol tarafta, Süleyman ve İsrail cemaatinin  toplanması öyküsü anlatılmıştır. Süleymanın kutsal eşyaların yeni tapınağa  yerleştirilmesi için  bütün kavime törenler için  öncülük etmesini anlatmaktadır. Sağ tarafta imparator giyisileri içinde  Süleyman, elinde buhurdanla  kalabalığa dönmüş onlara liderlik etmektedir. Sahnenin üzerinde “ve kral ve israiloğulları, ahit sandığının önünde  toplandılar” yazılıdır.

Ahit sandığının  tapınağa yerleştirilmesi
Batı mekanı, güney duvarı sağ tarafta, Ahit sandığının tapınağa yerleştirilmesi öyküsü  anlatılmıştır. Taşınan sandığın tapınakta  en kutsal yere (kudsülakdas)  konulmasını  anlatmaktadır. Sol tarafta iki rahip, taşıdıkları sandığı kutsal yerdeki üzeri örtülü sunak masası üzerine koyuyorlar.

Sunak masasının arkasında  iki kerubim durmaktadır. Sol üst tarafta yapı önünde İsrailli yaşlılar, en üstte iç içe dairelerle gökyüzü betimlenmiştir. Buradan  sunak ve İsraillilere doğru ışık demeti uzanmaktadır. Sol üst tarafta ” ve rahipler ahit sandığını  kendi yerine, evin en kutsal köşesine, kutsalların kutsalına getirdiler,kerubimlerin kanatları altına yerleştirdiler.” yazılıdır.

İşaya’nın Kahaneti  ve Başmelek Mikhael’in Asur Ordusunu Kudüs Önünde Yok Etmesi ,
Batı kemerinin güney tarafında, İşaya’nın Kahaneti  ve Başmelek Mikhael’in Asur Ordusunu Kudüs Önünde Yok Etmesi öyküsü anlatılmıştır. Kudüs’ü almak üzere kuşatan Asur ordusunun  başarısız olacağının İşaya tarafından bilinmesi ve Tanrının meleğinin Asur ordusunu Kudüs önünde  kılıcıyla yok etmesini  anlatmaktadır. Sol tarafta yaşlı bir adam (İşaya Peygamber) ayakta, sol elinde açık bir kağıt rulosunu tutmakta, sağ eli ile ileriyi işaret  etmektedir. İşaret ettiği yerde ,kanatları ve kıyafeti hızla savrulmuş sağ eli ile  yukarıya kaldırdığı kılıcını vurmaya hazırlanıyor, sol elinde kılıcın kınını tutmaktadır. Asur askerleri yerlerde görülür. Arka planda surlarla çevrili bir şehir görülmektedir. Şehrin gösterişli kapısının üzerinde Meryem’in portresi tasvir edilmiştir. İşaya’nın elinde tuttuğu kağıt rulosunda, bazı sözcükler okunabilmektedir .  Bu yazıda tamamlanmış haliyle “ Böylece, dedi İsraillilerin Tanrı’sı  mademki siz bana Asur kralı Sennacherib’i durdurmam için dua ettiniz, o bu kentin içine giremeyecektir.” yazılı olmalıdır.

Harun ve oğulları Sunakta,
Batı kemerinin kuzey tarafında, Harun ve oğulları Sunakta öyküsü anlatılmaktadır.  Musa’nın kurduğu çadır-tapınağın ilk rahipleri olan Harun ve oğullarının sunularını verdiği sahnede, önde  yaşlı olarak betimlenmiş Harun ve arkasındaki genç olarak betimlenmiş iki oğlu    ellerinde  birer kutu  içinde sunularını tutmaktadırlar. Sağ tarafta mermer bir niş içinde  üzeri örtülü sunak masası yer almaktadır. Arka planda  yapıların bölümleri resmedilmiş, sağ üst köşede, gökyüzünü betimleyen iç içe dairelerden çıkan sivri uçlu  ışınlar
Harun ve oğullarına doğru uzanmaktadır. Sahnenin üst tarafındaki yazıdan sadece iki sözcük “sunak” ve “yakılmış sunu” yazısı okunabilmektedir.

Parekklasionun batı bölümünün ikonagrafisi Meryem ağırlıklıdır. Tevrat öyküleri Meryem’in ve dolayısı ile İsa’nın gelişinin gerçekleşmesinin bir ifadesi, öncülü olarak yorumlanmıştır. Bu Tevrat öyküleri Meryem’in bazı yortularında okunan bölümlerdir. İlahiler içinde  önemli bir yeri olan Akathios ilahisi  ölümle ilgilidir. Bu ilahinin içeriği  parekklasionda  eski ahit öyküleri ile karşılaştırılır. 

Martyrler  (Şehit Azizler),
Parekklasionun korniş altında kalan duvarlarında,  martyrlerin ( şehit azizler - asker azizler) boydan figürleri bulunmaktadır. Martyr’ler, asker azizler  Bizanslıların Tanrıya ulaşmak için  aracı kabul ettikleri kutsal kişilerdir. Asker azizler, özellikle Bizans’ın son dönemlerinde kiliselerin ve şapellerin  alt duvarlarına resmedilmişlerdir.

Güneyden  batıya doğru, kuzey doğuya kadar korniş altında kalan duvarlarda martyrler betimlenmiştir. Güney doğu duvardan başlayarak, Kappadokia’lı Aziz Georgios ve yanında Selanikli Aziz Demetrios yer alır, bu iki aziz  arasındaki  arkosolyum kemerinin iki yanında Aziz Phloros ve Aziz Lauros madalyon içerisinde portre olarak resmedilmişlerdir. Tam  boydan betimlenen azizler hiyerarşik sıralama ile yapılmışlardır. Sıralama Aziz Theron Theodoros, Aziz Stratelat Theodoros, Aziz Merkurios, Aziz  Prokopios zırhlı asker giyimli olarak tasvir edilmişlerdir.  Aziz Sebas Stratelates, yanında tanınamamış bir aziz,  bir ağaç tepesindeki kuş yuvasında oturmakta olan Selanikli  Aziz David , asker kıyafetleri içinde Aziz Eustatios Plakidas, martyr giyisisi içinde Edessa’lı Aziz Samonas ve Aziz Gurias, asker kıyafetli ancak adı tam okunamayan Aziz Artemios veya Niketas, madalyon içinde portre olarak yapılmış  olan Aziz Bakkos ve Sergios , asker  kıyafetli aziz, madalyon içinde portre olarak yapılmış aziz ve bir sütun üzerinde resmedilmiş aziz, tasvirleri ise tanımlanamamıştır. Asker kıyafetli azizler zırhlarının altına  kısa tunikler giyinmiş, bir kısmı mızrak ve kalkan taşımaktadırlar. Bir kısmı ise kılıçlarını kaldırarak hücum halinde betimlenmiştir.  Batı tarafındaki iki mezar arkosolyumunun ve diakonikonun  giriş kemerleri üzerindeki aziz betimleri madalyon içinde, portre halinde yapılmıştır. Askeri kıyafet giymemiş olan  azizler, martyr giysileri  giymişlerdir.

 

PAYLAŞ